8 Aralık 2011 Perşembe

???

Her zaman doğru yapmak doğru bir şey midir ?

Dün&Bugün

Aslında bunları dün yazacaktım ama dün çok da sağlıklı bir ruh halinde değildim. Efenim İstanbul'da yaşayanlar yada haberleri takip edenler İstanbul'da dün nasıl bir yağmur yağdığını bilirler. Ve ben bu yağmuru sevmeme rağmen, bu sefer kızdım. Kendime de kızdım, son dersin ikinci yarısına girmemeyi düşünürken ne bok yemeye girdiysem! Gerçi girmeseydim o zaman yağmura yakalanır mıydım onu da bilmiyorum ya neyse. Okulumun girişinde 15 dk falan bekledim yok dinmiyor yağmur. Gazaan mübarek olsun Sparrow diyerekten çıktım yola. Defteri başıma tutarak yürümeye başladım. Defterim yamuldu çatladı!

Bak yağmur, tamam seni seviyorum, yağdığın zaman mutlu oluyorum ama böyle de olmaz ki! Ne demiş Şeyh Edebalı " Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibarın kalmaz " bu sözü bilmiyor musun sen? Ve son olarak markafoniden aldığım, %80 indirimi görünce balıklama atladığım ve modelini şeklini zartunu zurtunu çok sevdiğim saatimle uğraşmayı bırak! İkinci kez su geçirmesine sebep oldun, üçüncüsünde bozuşucaz ona göre!

Gelelim bugüne. Bugün best friendlerimden birinin doğum günü. Okulda pastasını kestik, kutladık falan. Kısmetse yarın akşam için daha güzel bir organizasyon planlıyoruz. Doğum günün kutlu olsun dostum, iyi ki varsın diyor kendimle ilgili kısma geliyorum. Ay çıkmadan benimde doğum günüm var. Ve ben yarından itibaren okulda değilim. Ay sonunda zaten finaller başlıyor. Neyse doğum günümde okulda olmucam yani. Bunu bilen bir arkadaşım, sağ olsun bana bugünden doğum günü hediyesi almış. Daha doğrusu dün aldı, bende gördüm ve bana olduğunu tahmin ettim. Bugünde anlamayayım diye kendini kastı ama nafile :D

Çok teşekkür ederim canım arkadaşım, dostum sana. Ama benim kedilerden nefret ettiğimi bilmiyor muydun ki bana tahtadan yapılmış kedili bir şey aldın? Hemde bir tane değil,üç tane kedi var.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Bir Kitaptan / VII

... Önce bir ses duydum; kınından sıyrılan bir bıçak, zehrini kusan bir engereğin tıslaması, yırtılan tenin yumuşak yankısı. Baktım, şimdi Alaeddin duruyordu karşımda. Gülümsemeye çalıştım bırakmadılar, bakışlarımla anlatmak istedim, fırsat vermediler. Aynı anda yedi kez parladı yedi bıçak dolunayın ışığında. Aynı anda tam yedi kez sarsıldım. Yedi kez açıldı bedenimde yedi ateş çiçeği. Sonra yedi ateş çiçeğinden usulca gökyüzüne yükselen kendi ruhum. Sonra taşa damlayan kan. Sonra gökyüzünde dolunay, bahçede toprak kokusu, ürkütücü bir serinliğin içinde yüzen ağaçlar, katmerlenen kış gülleri, tazelenen nergisler, bedenimi parçalayan yedi kişi. Yedi öfkeli yürek, nefret tarafından ele geçirilmiş yedi akıl, yedi keskin bıçak. Ne yaptıklarının farkında bile olmayan yedi zavallı adem. Ve sonra taştaki kan; canlı cansız ne kadar mahlukat varsa hepsini içine alarak koyulaşan o bir damla kan...

5 Aralık 2011 Pazartesi

Ödül Mimi

Sevgili Sestod beni mimlemiş. Teşekkür edeyim. Mimin kuralları şöyleymiş:

Kural-1: Mimleyen kişinin blogger adresi paylaşılacak: Sestod'un blogu: kitapcaybattaniye.blogspot.com

Kural-2: Kendi hakkımızda 7 gerçeği paylaşıyoruz.
- Saçma sapan bir duygusal yanım vardır. ( Gereksiz yere aşırı duygusallık yapabiliyorum )
- Çok çabuk sinirlenip çok çabuk sakinleşebiliyorum. Öyle ki beni kızdıran birine " gerizekalı " demek istediğim de geri... diye bağırmaya başladığımda ...zekalı kısmına getirmeden sakinleştiğim olmuştur.
- Merak edeyim etmeyeyim, vizyona bir film girdiği zaman girdiği ilk hafta sinemaya gidip izlemezsem daha sonra o filme gitme ihtimalim 0'ın altında -1907
- " Eski dosttan düşman olmaz " deyip arkadaşlarımdan 1500 kere kazık yesem de hala " eski günlerin hatrı var " deyip kimseyi silmem, bana işleri düştüğünde elimden geldiğince yardım ederim. ( gerizekalı diye kendime derim işte )
- Saçma sapan, gereksiz ne kadar bilgi, anı varsa ezberimdedir. Bir türlü unutamam. Ama derslerime yarayacak bir notu yada çok sevdiğim şiirleri hala ezberleyemedim.
- Alışveriş yapmayı sevmem, kızlarla alışverişe çıkmaktan nefret ederim. Ama mecburiyetten gittiğim zamanlarda eğer kendim için bir şey alacaksam kolay kolay satış temsilcisi ile muhattap olmam ama bir arkadaşım kendine bir şey alacaksa hem ona hem diğer müşterilere hem de satış temsilcilerine takılmaktan, laf söylemekten ( güzel kadınlar varsa ) iltifat etmekten kendimi alamam.
- 6 yaşımdayken sağ ayağımın baş parmağını lağam deliğine sokup kırmışım, kırıldığını yaklaşık 1 ay sonra gittiğim doktordan öğrenmişim ve buna sebep olan arkadaşıma sadece " eşşeoğlu eşek " demekle yetinmişim. ( miş'li geçmiş zaman kipini kullandığıma bakmayın hepsini hatırlıyorum ama nedense miş'li geçmiş zaman kullanmak istedim )

Kural-3: Bu mimi sevdiğimiz 10 blogçuyla paylaşıyoruz. Bende mimlerimi;

Larien'e, Kibritçi Kız'a, Lazanya'ya, Kırmızı Başlıklı Pollyanna'ya, Kitap Gibi Kız'a, Cecil'e, Volante'ye, Crazywomanrosemary'ye, Hayal Meyal'e, İnanırsakolurbence'ye gönderiyorum.

3 Aralık 2011 Cumartesi

Musallat Ol Bana!

Mutluluğun insan bedenine girip bir an önce bana musallat olmasını ve yakamı kıyamete kadar bırakmamasını istiyorum!

P.S: Yanlış anlaşılmasın, Musallat filmini izlemedim adını kullanıyorum sadece.

30 Kasım 2011 Çarşamba

Bir Kitaptan / VI

" Celaleddin durgun ve duru bir su gibi sakindi. Şöyle bir baktı yüzüme, bir nur şavkıdı geçti günün ortasından. Celaleddin baktı yüzüme, açılmak için ertesi sabahı bekleyen sonbahar goncaları gümrah birer gül haline geldi Konya'nın bahçelerinde. Celaleddin baktı yüzüme, yanaklarıma birer gamze düştü ana karnındaki çocukların. Celaleddin baktı yüzüme ve ellerini kaldırarak müritlerine ' Bırakın ' dedi sadece. "

28 Kasım 2011 Pazartesi

Hayat...

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer.
İçsen de tükenir içmesen de.
Bu yüzden hayattan tat almaya bak.
Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da...

Neyzen Tevfik
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...