Mecnun'un Leyla'ya olan aşkı...
Günlerdir birinde Mecnun'a rastlayan bir gönül ehli sordu:
" Leyla hakkında ne biliyorsun? Bana Leyla'dan haber ver. "
Mecnun o anda baş aşağı yıkıldı, yere sarılıp kaldı. Sonra inler gibi mırıldandı:
" Bir kere daha Leyla de. Benden bir şeyler sorup durman beyhude. Madem Leyla diyorsun, soruna cevap olarak Leyla adı kafi değil mi? Ne kadar mana incisi delinse, yine de Leyla adı kadar değerli değildir.Leyla'nın adını andın mı, cihan içindeki cihanlara sır söyledin demektir. Leyla adı hatırımda dururken başka adları bir an bile ansam küfürdür. "
Bunu duyan o gönül ehli şu şiiri söyledi:
" Mecnun " ... la ilahe illah ( ... dan başka ilah yoktur ) diyordu.
Leyla ile kavuşma teklif ettiklerinde " la ( hayır ) diyordu
Leyla'ya o derece tutkun idi ki; bazen şaşırıp
Mevla diyeceğine Leyla diyordu. "
Mecnun bunun üzerine toparlanıp oturdu. Toprağı karıştırmaya başladı. Sanki orada bir şeyler arıyor, eşeliyordu. Adam dedi ki:
" A biçare ne arıyorsun? "
Mecnun bir ah edip cevap verdi.
" Elbette Leyla'yı arıyorum. "
" İyi ama Leyla yerde ne gezer? Öylesine berrak bir incinin yol toprağında ne işi var?"
" Elbette o melek yaradılışlı yerde, toprakta olmaz, ama ben onu nerede olursa ararım. Belki bir an gelir, bir yerde buluveririm. "
11 Ocak 2012 Çarşamba
Avutma beni, ben biliyorum...
Bir rüzgarla gelen güzelim düşler, bir yağmur yağar unutulur gider...
...
Bir varsın bir yoksun hayal gibi, sanki kaybolmuş çocuklar gibi
O kadar güzelsin ki gitme kal, hiç söylemediğim sözcükler gibi...
...
Hep yalnızdım yalnız kalacağım, boş yastıklara sarılacağım,
Seni hep bir rüya sayacağım, böyle kendimi kandıracağım...
8 Ocak 2012 Pazar
Siz Vatanperverseniz...
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
5 Ocak 2012 Perşembe
" Ölmezsin Diye Düşünüyorum "
Yarın Girişimcilik adlı dersten final sınavına gireceğim. Bu dersi geçmek için bir iş planı hazırlayıp bunun sunumunu yapmamız gerekiyordu. İki arkadaş ortak hazırladık. Ama sunum tarihleri benim İMKB Stajımın olduğu günlere denk geldi. Dolayısıyla ben sunumda arkadaşımı yalnız bıraktım.
Sene başından böyle olacağı belliydi. Ve dersin hocasıyla konuştuğumda bana " sunum yapamayacağım için puan kıracağını " söylemişti. E bende paşa paşa eyvallah demek zorunda kalmıştım.
Bugün hocamla konuştum. Konuyu tekrar açtım.
Ben : Hocam, ben sunumu yapamamıştım. Arkadaşım yapmıştı.
Hoca : Evet, hatırladım.
Ben : Bunun bana bir eksisi olur mu?
Hoca : Tabii ki olacak. ( Buraya dikkat buradaki söz bu postun yayınlama sebebidir! ) Ama sen düzgün bir öğrencisin. Ölmezsin diye düşünüyorum.
Ben : ( What the Fuck! ) Peki, teşekkür ederim hocam.
Hoca : Eğer finalin çok kötü geçerse gel yine bana konuşalım.
Ben : Peki hocam, sağ olun.
Bu kadınla sene başından beri " normal " sayılabilecek bir konuşma geçmedi aramda. Eksi konuşmalarımıza ithafen de bugün odasına " Size çok kolay bir sorum var! " diyerek girdim. Umarım yarın ki sınavdan ölmek şöyle dursun, burnum bile kanamadan (!) çıkarım.
Sene başından böyle olacağı belliydi. Ve dersin hocasıyla konuştuğumda bana " sunum yapamayacağım için puan kıracağını " söylemişti. E bende paşa paşa eyvallah demek zorunda kalmıştım.
Bugün hocamla konuştum. Konuyu tekrar açtım.
Ben : Hocam, ben sunumu yapamamıştım. Arkadaşım yapmıştı.
Hoca : Evet, hatırladım.
Ben : Bunun bana bir eksisi olur mu?
Hoca : Tabii ki olacak. ( Buraya dikkat buradaki söz bu postun yayınlama sebebidir! ) Ama sen düzgün bir öğrencisin. Ölmezsin diye düşünüyorum.
Ben : ( What the Fuck! ) Peki, teşekkür ederim hocam.
Hoca : Eğer finalin çok kötü geçerse gel yine bana konuşalım.
Ben : Peki hocam, sağ olun.
Bu kadınla sene başından beri " normal " sayılabilecek bir konuşma geçmedi aramda. Eksi konuşmalarımıza ithafen de bugün odasına " Size çok kolay bir sorum var! " diyerek girdim. Umarım yarın ki sınavdan ölmek şöyle dursun, burnum bile kanamadan (!) çıkarım.
3 Ocak 2012 Salı
Bir Kitaptan / VIII
... aşk, asla paylaşılamayan sır...
Leyla'ya sordular:
" Sen mi Kays'ı daha çok sevdin; yoksa o mu seni? "
Kara saçlı, kara gözlü, kara benli Leyla iç geçirdi, üzüldü:
" Dostlar bu nasıl bir soru, bana böyle bir soruyu nasıl sorarsınız ki?! Elbette ben onu daha çok sevdim, onun beni sevdiğinden... "
" İyi ama Leyla, o senin için deliye döndü, çöllere düştü, adı Mecnun'a çıktı ve kurtlarla kuşlarla konuşur oldu.. "
" İşte bakın, o gitti, bana olan aşkını ona buna anlattı, ben ise aha şuracağımda, kalbimin içinde onun aşkını saklayıp durdum, hiç kimse ile ne paylaştım, ne kimseye dert yandım. Şimdi siz karar verin, o mu beni daha çok sevmiş; ben mi onu?!.. "
Leyla'ya sordular:
" Sen mi Kays'ı daha çok sevdin; yoksa o mu seni? "
Kara saçlı, kara gözlü, kara benli Leyla iç geçirdi, üzüldü:
" Dostlar bu nasıl bir soru, bana böyle bir soruyu nasıl sorarsınız ki?! Elbette ben onu daha çok sevdim, onun beni sevdiğinden... "
" İyi ama Leyla, o senin için deliye döndü, çöllere düştü, adı Mecnun'a çıktı ve kurtlarla kuşlarla konuşur oldu.. "
" İşte bakın, o gitti, bana olan aşkını ona buna anlattı, ben ise aha şuracağımda, kalbimin içinde onun aşkını saklayıp durdum, hiç kimse ile ne paylaştım, ne kimseye dert yandım. Şimdi siz karar verin, o mu beni daha çok sevmiş; ben mi onu?!.. "
31 Aralık 2011 Cumartesi
Türkiye'de Sayılarla Kadının Durumu
Aslında bu yazıyı çok daha önce paylaşmayı düşünüyordum ama hem veriler elime biraz geç ulaştı, hem de gerekli vakti tam olarak bulamadım. Fazla yorum yapmadan konuyla ilgili yapılmış araştırmalar sonucu elde edilmiş verileri sizlerle paylaşıyorum.
-Şiddet
Her 10 kadından 4’ü fiziksel şiddete maruz kalmaktadır.
Her 4 kadından 1’i yaşadığı şiddet sonucunda yaralanmıştır.
Kadınların yüzde 15’i cinsel şiddete maruz kalıyor.
Her 10 kadından 1’i gebeliği sırasında fiziksel şiddete maruz kalmıştır.
-İstihdam
Dört kadından yalnızca biri işgücüne katılıyor.
Kadınların istihdam oranı % 22,3’tür.
İşsiz kadınların iş arama süresi de işsiz erkeklerin iş arama süresinden daha uzundur.
Kadınların en çok istihdam edildiği sektörler sırasıyla; hizmet, tarım ve sanayi.
Tarımda istihdam edilen kadınların %96,2’si herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı bulunmamaktadır.
Kırdaki 100 kadından 84’ü tarım kesiminde ve bunların yüzde 78’i herhangi bir ücret almaksızın ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır.
Eğitim arttıkça işgücüne katılım da artmaktadır.
Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 15, lise altı eğitimlilerde yüzde 21,8, lise mezunlarında yüzde 33,7 yükseköğretim mezunlarında yüzde 70,5’tir
-Hane halkı ve ev bakımına harcanan zaman
Kadınlar:5 saat 17 dakika
Erkekler:51 dakika
Çalışan Kadınlar:4 saat 3 dakika
Çalışan Erkekler:43 dakika
-Üniversiteliler
Rektör %5,2
Dekan % 15,3
Profesör% 27,7
Doçent% 31,8
Öğretim görevlisi %38,7
-Meclis
Meclisimizde kadın milletvekili oranı %8.8 (48/550)
Diğer Ülkelerde ise;
Yunanistan’da % 17,
Bulgaristan’da % 21,
İran’da % 3 ,
Rusya’da %14,
Suriye’de % 12,
Ermenistan’da % 8
Ruanda’da % 56
İsveç’te % 47
Güney Afrika’da % 45
İzlanda’da ve Küba’da % 43
Bunlara ek olarak ülkemizde;
81 il belediye başkanının 2’si; 923 ilçe belediye başkanının ise 15’i kadındır
Belediye Meclis Üyelerinin % 4,21’i
İl Genel Meclisi Üyelerinin % 3,25’i
Köy Muhtarlarının % 0,2’si
Mahalle Muhtarlarının % 2’si kadındır.
Ülkemizde toplam 25 kadın mülki idare amiri bulunmaktadır.
Kadın valimiz bulunmazken, 464 Vali Yardımcısından 10’u ve 801 Kaymakamdan 13’ü kadındır.
20 müsteşar içerisinde sadece 1, 63 müsteşar yardımcısı içerisinde ise 2 kadın bulunmaktadır.
Ülkemizde görev yapmakta olan 138 Genel Müdür'den yalnızca 10’u kadındır.
110 Büyükelçimizden 11’i kadındır.
-Eğitim
Yetişkin okumaz yazmazlık oranı kadınlarda %13,9 iken erkeklerde %3,4’tür.
Yetişin kadın okumaz - yazmazlığının en yüksek olduğu yer %32,2 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, en düşük olduğu yer ise % 8 ile İstanbul’dur.
Batı Karadeniz Bölgesinde okumaz yazmazlık oranı kadınlarda %17,5 erkeklerde % 4,9’dur.
İlköğretimde çalışan kadın öğretmenlerin oranı %52
Okul müdürleri ve müdür yardımcılarının %9’u kadın Halk Eğitim Merkezlerince açılan kurslardan:
Mesleki kursları bitirenlerin yüzde 63,6’sını,
Sosyo-kültürel kursları bitirenlerin yüzde 55,7’sini,
Okuma-yazma kurslarını bitirenlerin yüzde 76,4’ünü kadınlar oluşturmaktadır.
-Sağlık
Her 10 kadından 1’i hamileliği boyunca doğum öncesi bakım hizmeti alamamaktadır.
Her 100 kadından 15’i doğum sonrası bakım hizmeti alamamaktadır.
Her 10 doğumdan 1’i herhangi bir sağlık personeli yardımı olmaksızın gerçekleşmektedir
(Doğum Öncesi) Eğitimi olmayan kadınların % 78,2’si, -İlköğretim mezunu kadınların % 93,3’ü, -Lise ve üzeri eğitim seviyesinde olan kadınların ise % 99,3’ü doğum öncesi bakım hizmeti almaktadır.
(Doğum Sonrası) Eğitimi olmayan kadınların % 62,8’i, -İlköğretim mezunu kadınların % 84,2’si, -Lise ve üzeri eğitim seviyesinde olan kadınların ise % 90,8’i doğum sonrası bakım hizmeti almaktadır.
-Eğitim
36.098.842 kadın + 36.462.470 erkek =72.561.312
2009 yerel seçim sonuçlarına göre ülkemizdeki iki illin belediye başkanı kadındır.(Aydın ve Tunceli)
Ülkemizde kadın vali bulunmuyor. Bir Müsteşar /MEB bulunmaktadır.
İlköğretimde çalışan öğretmenlerin %52’si,
Ortaöğretimde çalışan öğretmenlerin %41,9’u kadındır.
Okul Müdürlerinin içinde kadınların oranı % 9
Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan 17 Genel Müdürden 1 tanesi kadındır.
Bir kadın il milli eğitim müdürü vardır
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yapan 14 Daire Başkanından 2 tanesi kadındır.5 kadın il sosyal hizmetler müdürü vardır.
-Çalışan Kadınlar Yönetimdeki Rolleri / İş Dünyasında Kadın
Türkiye’deki kadın yöneticilerin profilini ortaya koyan bu çalışma kapsamında 79 kadın yönetici ile görüşüldü. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 3’ü şirket ortağı veya sahibi, yüzde 11’i yönetim kurulu üyesi, yüzde 78’i müdür, yüzde 1’i müdür yardımcısı, yüzde 7’si şef veya süpervisör pozisyonunda. Ankete katılanların ortalama çalışma süreleri 10 ile 15 yıl arasında.
Görüşme yapılan kadın yöneticilerin yüzde 67 gibi büyük bir çoğunluğu 21 ile 34 yaş arasında, yüzde 29’u 35 ile 49 yaş arası grupta, yüzde 4’ü 50 yaş üzerinde. Kadın yöneticilerin tamamı sanıldığı gibi “evli ve çocuklu” tanımlamasına uygun değil. Araştırmaya katılanların yüzde 62’si evli, yüzde 29’u bekâr, yüzde 9’u ise boşanmış. Çocuk sahibi olanların oranı ise yüzde 39 düzeyinde. Tek çocuk sahibi olanlar yüzde 71.2 gibi bir oranla çoğunlukta, iki çocuk sahibi olanların oranı ise yüzde 28.8’de kalıyor. Üçten fazla çocuğu olan ise yok.Yüzde 32’si yüksek lisanslı.
Türkiye’deki kadın yöneticilerin kökenlerine bakıldığında, eğitim düzeyi yüksek ailelerden geldikleri görülüyor. Babalarının yüzde 70’i, annelerinin ise yüzde 37,5’i üniversite mezunu. Annesi lise mezunu olanların oranı yüzde 37,5, babası lise mezunu olanların oranı ise yüzde 17,5 düzeyinde...
Eğitim düzeyi açısından kadın yöneticilerin erkeklerden farkı yok. Kariyer basamaklarını tırmanmak için onlarda yüksek lisansa ağırlık veriyor. Belli bir konuda uzmanlaşmaya yöneliyorlar. Kadın yöneticilerin yüzde 32’sinin yüksek lisans derecesi var, yüzde 64’ü üniversite, yüzde 4’ü ise lise mezunu.
Kadın yöneticilere en son mezun oldukları okullar sorulduğunda, en saygın üniversitelerde eğitim aldıkları ortaya çıkıyor. Yüzde 19’unun yurtdışındaki üniversitelerden, yüzde 15.2’sinin Boğaziçi Üniversitesi’nden, yüzde 15.2’sinin İstanbul Üniversitesi’nden, yüzde 7.6’sının Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden, yüzde 7.6’sının Marmara Üniversitesi’nden, yüzde 6.3’ünün İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun oldukları görülüyor.
İş dünyasında çalışkanlıkları ve yenilikçi yaklaşımlarıyla kendilerine haklı bir yer edinen kadın yöneticiler, Secretcv’nin yaptığı araştırmada çalışanlardan da “güven oyu” almayı başardı.
Eskiden çalışanlar erkek yönetici tercih ettiklerini söylerken, anket sonuçlarına göre günümüzde cinsiyet %45 oranında önem taşımıyor ve hatta çalışanların %16,6’sı özellikle kadın yöneticilerle çalışmayı tercih ediyor.
15 Haziran-26 Temmuz 2011 tarihleri arasında, 35 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği anket sonucunda kadın yöneticilerin iş dünyasında, çalışanlar gözünde de rüştünü ispat ettiğini ortaya çıkardı. Önceki yıllarda yapılan araştırmalarda erkek yöneticilerin çalışanlar tarafından büyük bir farkla tercih edildikleri görülüyordu. Ancak, çalışkanlıkları ve yenilikçi yaklaşımlarıyla kendilerine iş yaşamında haklı bir yer edinmeyi başaran kadın yöneticiler, Secretcv’nin yaptığı araştırmada çalışanların tercihi oldular.
Yapılan ankette 30 bin katılımcının %45’i yöneticilerinin cinsiyetlerini önemsemediklerini belirtirlerken, %16’sı ise özellikle kadın yöneticilerle çalışmak istediklerini belirtiyor. Bu tercihin perde arkasında ise kadın yöneticinin sağladığı daha iyi bir iletişim ortamı yatıyor.
Anket sonuçları; kadın yöneticilerin çalışanlarıyla en çok “Daha iyi iletişim kurabilmeleri” (%66,37), çalışanlarına daha fazla inisiyatif hakkı tanımaları (%12,58), çalışanlarını daha az stres altında bırakmaları (%12,15) ve onlara daha az mobing uygulamaları nedeniyle tercih edildiğini de ortaya koyuyor.
Yöneticileri erkek – kadın diye ayırmak her ne kadar doğru olmasa da, iş dünyasında oluşan genel kanılar ve önyargılar bu ayrımın yapılmasına ve de üstüne üstlük kesin düşünceler oluşturmuş. Ankete katılan 30 bin kişinin %37,54’ü yöneticilerinin özellikle erkek olmasını tercih ederlerken, %16,6’lık bir kısım da kadın yöneticilerle çalışmalar istediklerini belirtiyorlar. Bu iki dilime de girmeyen %45,86’lık geniş kitle ise bizce doğru olanı yaparak yöneticilerinin cinsiyetlerini önemsemiyorlar.
Kadın olmasını isterim (%16,6)
Çünkü:
• Daha rahat iletişim kurabilirim (%66,37)
• Mobbing’e daha az maruz kalırım. (%8,9)
• Stres yönetimini daha iyi yapabilirim. (%12,15)
• Daha fazla inisiyatif alabilirim. (%12,58)
Erkek olmasını isterim (%37,54)
Çünkü:
• Daha rahat iletişim kurabilirim. (%56,5)
• Mobbing’e daha az maruz kalırım. (%14,11)
• Stres yönetimini daha iyi yapabilirim. (%17,08)
• Daha fazla inisiyatif alabilirim. (%12,4)
" Kadın yöneticide Avrupa'yı solladık "
Türkiye'nin kadın yönetici karnesi Avrupa'yı solladı. Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi Grant Thornton tarafından, 39 ülkede gerçekleştirilen "Kadın Yöneticiler" araştırmasına göre Türkiye, yüzde 25 kadın yönetici oranıyla hem yüzde 20 olan dünya ortalamasının üzerine çıktı, hem de Almanya ve Fransa gibi birçok AB ülkesini geride bıraktı. Türkiye'nin dünya ortalamasının üzerine çıkmış olmasının önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Grant Thornton Türkiye Başkanı Aykut Halit, "Kadınların iş dünyasında var olmaları dünya ve Türkiye ekonomisi için bir zenginlik ve güç" dedi. Araştırmaya göre, şirketlerin kadın yönetici ortalaması 2009 yılında yüzde 24, 2004 yılında ise yüzde 19'du. Yüzde 45 ile kadın yönetici oranı en yüksek ülke Tayland'ın oldu.
Dünya tarihinin gördüğü en büyük lider, 20. YY'da yetişen en büyük deha, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk : Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!
-Şiddet
Her 10 kadından 4’ü fiziksel şiddete maruz kalmaktadır.
Her 4 kadından 1’i yaşadığı şiddet sonucunda yaralanmıştır.
Kadınların yüzde 15’i cinsel şiddete maruz kalıyor.
Her 10 kadından 1’i gebeliği sırasında fiziksel şiddete maruz kalmıştır.
-İstihdam
Dört kadından yalnızca biri işgücüne katılıyor.
Kadınların istihdam oranı % 22,3’tür.
İşsiz kadınların iş arama süresi de işsiz erkeklerin iş arama süresinden daha uzundur.
Kadınların en çok istihdam edildiği sektörler sırasıyla; hizmet, tarım ve sanayi.
Tarımda istihdam edilen kadınların %96,2’si herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı bulunmamaktadır.
Kırdaki 100 kadından 84’ü tarım kesiminde ve bunların yüzde 78’i herhangi bir ücret almaksızın ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır.
Eğitim arttıkça işgücüne katılım da artmaktadır.
Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 15, lise altı eğitimlilerde yüzde 21,8, lise mezunlarında yüzde 33,7 yükseköğretim mezunlarında yüzde 70,5’tir
-Hane halkı ve ev bakımına harcanan zaman
Kadınlar:5 saat 17 dakika
Erkekler:51 dakika
Çalışan Kadınlar:4 saat 3 dakika
Çalışan Erkekler:43 dakika
-Üniversiteliler
Rektör %5,2
Dekan % 15,3
Profesör% 27,7
Doçent% 31,8
Öğretim görevlisi %38,7
-Meclis
Meclisimizde kadın milletvekili oranı %8.8 (48/550)
Diğer Ülkelerde ise;
Yunanistan’da % 17,
Bulgaristan’da % 21,
İran’da % 3 ,
Rusya’da %14,
Suriye’de % 12,
Ermenistan’da % 8
Ruanda’da % 56
İsveç’te % 47
Güney Afrika’da % 45
İzlanda’da ve Küba’da % 43
Bunlara ek olarak ülkemizde;
81 il belediye başkanının 2’si; 923 ilçe belediye başkanının ise 15’i kadındır
Belediye Meclis Üyelerinin % 4,21’i
İl Genel Meclisi Üyelerinin % 3,25’i
Köy Muhtarlarının % 0,2’si
Mahalle Muhtarlarının % 2’si kadındır.
Ülkemizde toplam 25 kadın mülki idare amiri bulunmaktadır.
Kadın valimiz bulunmazken, 464 Vali Yardımcısından 10’u ve 801 Kaymakamdan 13’ü kadındır.
20 müsteşar içerisinde sadece 1, 63 müsteşar yardımcısı içerisinde ise 2 kadın bulunmaktadır.
Ülkemizde görev yapmakta olan 138 Genel Müdür'den yalnızca 10’u kadındır.
110 Büyükelçimizden 11’i kadındır.
-Eğitim
Yetişkin okumaz yazmazlık oranı kadınlarda %13,9 iken erkeklerde %3,4’tür.
Yetişin kadın okumaz - yazmazlığının en yüksek olduğu yer %32,2 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, en düşük olduğu yer ise % 8 ile İstanbul’dur.
Batı Karadeniz Bölgesinde okumaz yazmazlık oranı kadınlarda %17,5 erkeklerde % 4,9’dur.
İlköğretimde çalışan kadın öğretmenlerin oranı %52
Okul müdürleri ve müdür yardımcılarının %9’u kadın Halk Eğitim Merkezlerince açılan kurslardan:
Mesleki kursları bitirenlerin yüzde 63,6’sını,
Sosyo-kültürel kursları bitirenlerin yüzde 55,7’sini,
Okuma-yazma kurslarını bitirenlerin yüzde 76,4’ünü kadınlar oluşturmaktadır.
-Sağlık
Her 10 kadından 1’i hamileliği boyunca doğum öncesi bakım hizmeti alamamaktadır.
Her 100 kadından 15’i doğum sonrası bakım hizmeti alamamaktadır.
Her 10 doğumdan 1’i herhangi bir sağlık personeli yardımı olmaksızın gerçekleşmektedir
(Doğum Öncesi) Eğitimi olmayan kadınların % 78,2’si, -İlköğretim mezunu kadınların % 93,3’ü, -Lise ve üzeri eğitim seviyesinde olan kadınların ise % 99,3’ü doğum öncesi bakım hizmeti almaktadır.
(Doğum Sonrası) Eğitimi olmayan kadınların % 62,8’i, -İlköğretim mezunu kadınların % 84,2’si, -Lise ve üzeri eğitim seviyesinde olan kadınların ise % 90,8’i doğum sonrası bakım hizmeti almaktadır.
-Eğitim
36.098.842 kadın + 36.462.470 erkek =72.561.312
2009 yerel seçim sonuçlarına göre ülkemizdeki iki illin belediye başkanı kadındır.(Aydın ve Tunceli)
Ülkemizde kadın vali bulunmuyor. Bir Müsteşar /MEB bulunmaktadır.
İlköğretimde çalışan öğretmenlerin %52’si,
Ortaöğretimde çalışan öğretmenlerin %41,9’u kadındır.
Okul Müdürlerinin içinde kadınların oranı % 9
Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan 17 Genel Müdürden 1 tanesi kadındır.
Bir kadın il milli eğitim müdürü vardır
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yapan 14 Daire Başkanından 2 tanesi kadındır.5 kadın il sosyal hizmetler müdürü vardır.
-Çalışan Kadınlar Yönetimdeki Rolleri / İş Dünyasında Kadın
Türkiye’deki kadın yöneticilerin profilini ortaya koyan bu çalışma kapsamında 79 kadın yönetici ile görüşüldü. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 3’ü şirket ortağı veya sahibi, yüzde 11’i yönetim kurulu üyesi, yüzde 78’i müdür, yüzde 1’i müdür yardımcısı, yüzde 7’si şef veya süpervisör pozisyonunda. Ankete katılanların ortalama çalışma süreleri 10 ile 15 yıl arasında.
Görüşme yapılan kadın yöneticilerin yüzde 67 gibi büyük bir çoğunluğu 21 ile 34 yaş arasında, yüzde 29’u 35 ile 49 yaş arası grupta, yüzde 4’ü 50 yaş üzerinde. Kadın yöneticilerin tamamı sanıldığı gibi “evli ve çocuklu” tanımlamasına uygun değil. Araştırmaya katılanların yüzde 62’si evli, yüzde 29’u bekâr, yüzde 9’u ise boşanmış. Çocuk sahibi olanların oranı ise yüzde 39 düzeyinde. Tek çocuk sahibi olanlar yüzde 71.2 gibi bir oranla çoğunlukta, iki çocuk sahibi olanların oranı ise yüzde 28.8’de kalıyor. Üçten fazla çocuğu olan ise yok.Yüzde 32’si yüksek lisanslı.
Türkiye’deki kadın yöneticilerin kökenlerine bakıldığında, eğitim düzeyi yüksek ailelerden geldikleri görülüyor. Babalarının yüzde 70’i, annelerinin ise yüzde 37,5’i üniversite mezunu. Annesi lise mezunu olanların oranı yüzde 37,5, babası lise mezunu olanların oranı ise yüzde 17,5 düzeyinde...
Eğitim düzeyi açısından kadın yöneticilerin erkeklerden farkı yok. Kariyer basamaklarını tırmanmak için onlarda yüksek lisansa ağırlık veriyor. Belli bir konuda uzmanlaşmaya yöneliyorlar. Kadın yöneticilerin yüzde 32’sinin yüksek lisans derecesi var, yüzde 64’ü üniversite, yüzde 4’ü ise lise mezunu.
Kadın yöneticilere en son mezun oldukları okullar sorulduğunda, en saygın üniversitelerde eğitim aldıkları ortaya çıkıyor. Yüzde 19’unun yurtdışındaki üniversitelerden, yüzde 15.2’sinin Boğaziçi Üniversitesi’nden, yüzde 15.2’sinin İstanbul Üniversitesi’nden, yüzde 7.6’sının Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden, yüzde 7.6’sının Marmara Üniversitesi’nden, yüzde 6.3’ünün İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun oldukları görülüyor.
İş dünyasında çalışkanlıkları ve yenilikçi yaklaşımlarıyla kendilerine haklı bir yer edinen kadın yöneticiler, Secretcv’nin yaptığı araştırmada çalışanlardan da “güven oyu” almayı başardı.
Eskiden çalışanlar erkek yönetici tercih ettiklerini söylerken, anket sonuçlarına göre günümüzde cinsiyet %45 oranında önem taşımıyor ve hatta çalışanların %16,6’sı özellikle kadın yöneticilerle çalışmayı tercih ediyor.
15 Haziran-26 Temmuz 2011 tarihleri arasında, 35 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği anket sonucunda kadın yöneticilerin iş dünyasında, çalışanlar gözünde de rüştünü ispat ettiğini ortaya çıkardı. Önceki yıllarda yapılan araştırmalarda erkek yöneticilerin çalışanlar tarafından büyük bir farkla tercih edildikleri görülüyordu. Ancak, çalışkanlıkları ve yenilikçi yaklaşımlarıyla kendilerine iş yaşamında haklı bir yer edinmeyi başaran kadın yöneticiler, Secretcv’nin yaptığı araştırmada çalışanların tercihi oldular.
Yapılan ankette 30 bin katılımcının %45’i yöneticilerinin cinsiyetlerini önemsemediklerini belirtirlerken, %16’sı ise özellikle kadın yöneticilerle çalışmak istediklerini belirtiyor. Bu tercihin perde arkasında ise kadın yöneticinin sağladığı daha iyi bir iletişim ortamı yatıyor.
Anket sonuçları; kadın yöneticilerin çalışanlarıyla en çok “Daha iyi iletişim kurabilmeleri” (%66,37), çalışanlarına daha fazla inisiyatif hakkı tanımaları (%12,58), çalışanlarını daha az stres altında bırakmaları (%12,15) ve onlara daha az mobing uygulamaları nedeniyle tercih edildiğini de ortaya koyuyor.
Yöneticileri erkek – kadın diye ayırmak her ne kadar doğru olmasa da, iş dünyasında oluşan genel kanılar ve önyargılar bu ayrımın yapılmasına ve de üstüne üstlük kesin düşünceler oluşturmuş. Ankete katılan 30 bin kişinin %37,54’ü yöneticilerinin özellikle erkek olmasını tercih ederlerken, %16,6’lık bir kısım da kadın yöneticilerle çalışmalar istediklerini belirtiyorlar. Bu iki dilime de girmeyen %45,86’lık geniş kitle ise bizce doğru olanı yaparak yöneticilerinin cinsiyetlerini önemsemiyorlar.
Kadın olmasını isterim (%16,6)
Çünkü:
• Daha rahat iletişim kurabilirim (%66,37)
• Mobbing’e daha az maruz kalırım. (%8,9)
• Stres yönetimini daha iyi yapabilirim. (%12,15)
• Daha fazla inisiyatif alabilirim. (%12,58)
Erkek olmasını isterim (%37,54)
Çünkü:
• Daha rahat iletişim kurabilirim. (%56,5)
• Mobbing’e daha az maruz kalırım. (%14,11)
• Stres yönetimini daha iyi yapabilirim. (%17,08)
• Daha fazla inisiyatif alabilirim. (%12,4)
" Kadın yöneticide Avrupa'yı solladık "
Türkiye'nin kadın yönetici karnesi Avrupa'yı solladı. Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi Grant Thornton tarafından, 39 ülkede gerçekleştirilen "Kadın Yöneticiler" araştırmasına göre Türkiye, yüzde 25 kadın yönetici oranıyla hem yüzde 20 olan dünya ortalamasının üzerine çıktı, hem de Almanya ve Fransa gibi birçok AB ülkesini geride bıraktı. Türkiye'nin dünya ortalamasının üzerine çıkmış olmasının önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Grant Thornton Türkiye Başkanı Aykut Halit, "Kadınların iş dünyasında var olmaları dünya ve Türkiye ekonomisi için bir zenginlik ve güç" dedi. Araştırmaya göre, şirketlerin kadın yönetici ortalaması 2009 yılında yüzde 24, 2004 yılında ise yüzde 19'du. Yüzde 45 ile kadın yönetici oranı en yüksek ülke Tayland'ın oldu.
Dünya tarihinin gördüğü en büyük lider, 20. YY'da yetişen en büyük deha, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk : Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

