5 Haziran 2012 Salı

Daha Şimdiden, haziranın ilk günlerinden...

Sibirya yolcusu kalmasın!

4 Haziran 2012 Pazartesi

Karmaşık Duygulardayım...

Daha önce de dediğim gibi üniversite hayatım bitti. Henüz 1 hafta bile olmadı son finalimi vereli. Ama şimdiden içimi bir huzursuzluk kapladı. Mutsuzum.

Zaman geçmiyor. Yine sabahlamaya başladım. Baş ağrılarım başladı. Konsantrasyon kaybım, ilgi dağınıklığım, yaptığım şeylerden zevk alamamam vs vs...

Lisedeyken, üniversite mezunu herkesin ağzından aynı şeyi duyardım: " Hayatımın en güzel dönemiydi " Şuan ben de aynısını üniversite sınavlarına hazırlanan kuzenlerime söylüyorum. Keşke Çap falan yapsaydım ben ya ne güzel uzardı okulum.

Hepsi bir " öğrencilik statüsüne " bağlıymış demekki. Hiçbir şey ilgimi çekmiyor artık. Ne kitap okumaktan zevk alıyorum ne film izlemekten. 30 Mayıs'ta Athena-Şebnem Ferah konserine gittik. Athena gereğinden fazla kaldı sahnede ve ben ömrümde başka hiçbir konserde bu kadar sıkıldığımı hatırlamıyorum. Zaten Şebnem için gitmiştik. Geç çıktı o da. Biz de metroya yetişmek için erken ayrıldık ve haliyle anca 4-5 şarkısını dinleyebildik.

Bir hevesle bir şeye kalkışıyorum, vazgeçmem aynı çabuklukta oluyor. Öyle ki master programlarını araştırırken bile sıkılıp bırakıyorum. Saatlerce kitap okuyan ben, şu günlerde 10 sayfa okumadan başımın ağırması ve sıkılmam sebebiyle bırakıyorum elimden kitabı. Ki şu sıralarda büyük bir merakla aldığım Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek kitabını okuyorum daha doğrusu okumaya çalışıyorum. Ha bir de İspanyolca kursuna yazıldım, kısmetse ay sonu başlayacağım. Aslında hiç kafamda yoktu, neden böyle bir şey yaptığımı da bilmiyorum.

Mezuniyet balosunu yaklaşıyor. Ama bendeniz, kendi bölümünden, kendi jenerasyonundan hiç arkadaş edinemediği için, yalnız olacağından ötürü gitmiyor baloya. İki farklı balo düzenleniyor bizde. Birini okul kurumsalı yapıyor, Ataköy Sheraton'da. Öbürünü öğrenciler kendi yapıyor, Suada'da başlayıp Sortie'de bitiyor. Aslında bu organizasyon fena değil, fiyatı da uygun ama hiç gidesim gelmiyor. Üniversite mezuniyetine gitmek istemeyeceğim 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Ay sonu da kep atma töreni var. Ona gideceğim bir aksilik çıkmazsa.

Geçen hafta olan mahkemede yöneticilerimize istenen cezalar da tuz biber ekti şu sıkkın canıma. Kızmıyorum sana savcı, emir kulusun neticesinde. Sana o emri verip de müslüman gezinenlere sesleniyorum: Allah'ın affetmeyeceği iki günahtan biridir kul hakkı yemek. Ve kulun bir hesabı varsa Allah'ın da vardır. Sen 25 milyon Fenerbahçelinin ahını aldın. Cehennemde yandığını görmek için ben de oraya gitmeye razıyım! Bu düzeni kuranlar, bize aylardır eziyet edenler Allah hepinizin belasını versin! Başbakan da herkesin başbakanı oldu bir bizim olmadı! Şimdi de gitmiş kürtaj diyor sezeryan diyor! Neyse...






1 Haziran 2012 Cuma

29 Mayıs 2012 Salı

Transfer Oldum

İşsizler ordusu, İstanbul Kültür Üniversitesi'nden bonservis bedeli ödemeden transfer etti beni :(

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Seni Değil Kendimi Aldatıyorum...

Ne dedimse inanma 
Seni değil kendimi aldatıyorum 
Sen istediğin kadar 
Varlığın ta kendisi ol 
Ölümsüzlüğün ta kendisi 
Ben günden güne yok olmaktayım 
Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana 
Anlamıyor musun 
Gökyüzü güneş olsa 
Sensiz karanlıktayım...


Ümit Yaşar Oğuzcan

27 Mayıs 2012 Pazar

Yalan Dünya

Yalan bu dünya yalan
Dostluklar, aşklar yalan...

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Alex De Souza...

Çok eleştirildi bu ülkede. Zaman zaman ben de gitmesini istedim. Ama 2004 yazından beri, geldiği günden beri bu takım için neler yapmadı ki. Heykeli dikilsin artık Kadıköy'ün her köşesine. Zaten her Fenerbahçeli'nin gönlüne girdi, hepsinin evine posterleri asıldı.

Ama yine de, sen bir gün gideceksin. O gün sevinenler olacak, üzülenler kadar değil ama merak etme. Bugün sana sallayanlar o gün daha rahat olacaklar ama sallamayacaklar kaptan. Bir gün gideceksin buralardan ve belki de ilk kez bir oyuncu giderken de binlerce taraftar tarafından uğurlanacak, yerinin dolmayacağını bile bile sallayacağız elimizi, diğer elimizle gözyaşlarımızı silerken. O gün sen güzel ailen ile birinci vatanına giderken, ikinci vatanında kalanlar, bizler, seninle yaşadığımız sevinçleri beynimizin bir yerine kazımış olacağız. Yıllar sonra çocuklarımız, torunlarımız senin videolarını izlerken, biz onlara seni canlı canlı izlediğimizi gururla anlatacağız. Sen bir gün gideceksin buralardan doktor, ardında kazandığın milyonlarca yürek olduğu halde hem de. O gün gözyaşı sel olacak gidecek biz senden sonra ne yapacağımızı düşünmeyi bile istemeyeceğiz. Biz senin burada olduğun her güne, çubukluyla oynadığın her maça şükrederken bazıları sana çamur atmaktan vazgeçmeyecekler.

Sen gittikten sonra biz naparız kaptan? Biz önce sana dünya tarihinin gördüğü en büyük jübile maçını yaparız. Ama sensiz naparız kaptan? İstatistikleri alt üst ettin, futbolculuğun ile, adamlığınla, aile babası oluşunla, karakterinle taraflı tarafsız herkesin gönlünü kazandın, örnek gösterildin. Oynadığın maçların tamamına yakınında maçın adamı oldun. 90 dk hiçbir şey yapmadın gibi göründü bazı maçlarda, ama skorboarda bakıldığında ya gol atmıştın, ya asist yapmıştın. Gitme kaptan, bu taraftar sensizliğe hazır değil. Hiçbir zaman da hazır olamayacak. Çünkü yerin hiçbir zaman dolmayacak...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...