23 Nisan 2012 Pazartesi

Her Zamanki Gibi...

İnsan ya hayrandır sana, ya düşman
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun, ya da bir dakika bile çıkmazsın akıldan...

Nazım Hikmet Ran


Amacım Yok, Yaşamak Buysa...

Amacım yok, yaşamak buysa...



19 Nisan 2012 Perşembe

" Bozuldum! "

Ben lisedeyken daha doğrusu üniversiteye başlayana kadar vurdumduymaz, ruhsuz, hiçbir şeyi iplemeyen biriydim. Üniversitede ne olduysa fazlasıyla duygusal, çooookkkk ruhlu ve her şeyi ipleyen biri oldum. Üniversite hayatı bana yaramadı diyeceğim de, bittiği için üzülmüyor muydun dersiniz şimdi. Ama sonuç olarak üniversite beni bozdu! Bozuldum anasını satıyım!..

14 Nisan 2012 Cumartesi

Pelit'te Bir Gün...

Daha önceki postlarımda da yazdığım gibi İstanbul Kültür Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisiyim. " İşletme Buluşmaları " adı altında belirli aralıkla okulumuza iş adamları gelir, bizlere başarı hikayelerini anlatırlardı. Yine bu kapsamda Pelit Çikolataları Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Ayan davet edilmiş bölümümüz tarafından. Ama Selahattin Bey karşı nezaket göstererek " Siz fabrikayı görün, üretim alanını ve aşamasını görün, bunları görmezseniz benim size Pelit'in başarısını anlatmamın bir anlamı olmaz " demiş ve bizleri fabrikaya davet etmiş.

12 Nisan günü gittik fabrikaya. Hakikatten çok sağlam bir yer :D Gidin görün derim, tabi alırlarsa :D 1 yıl dayanan pasta yapacaklarını söyledi Selahattin Bey. Bunun üzerinde 10 yıldır çalışıyorlarmış. " Bekleyin, katkı maddesi olmadan 1 yıl dayanan pastayı yapacağız " dedi.

Pastanecilik üzerine bir yüksek okul açıp, ücretsiz eğitim vererek bu mesleğin profesyonelliğini arttırmak isteğinde olduklarını söyleyip açılması hedeflenen okulun çizimlerini gösterdi.

Üretim alanlarını gezerken paso çikolata yedik tabi. Bir de en sonda güzel bir masa hazırlamışlar bize. Karnımızı doyurduk iyice. Selahattin Bey'e sorularımızı sorduk. En çok ilgimizi çeken ise fabrikanın girişinde Arapça " Allah " yazılı devasa avizeydi!!!



Dönmeden önce de 1 kilodan ağır olduğunu düşündüğüm bir çikolata kutusunu herkese verdiler. Ama fabrikada o kadar çok çikolata yedim ki evde hala yüzüne bakamıyorum o çikolatanın desem de inanmayın yine indirdim mideye :D

Fabrikadan dönerken otobüse bindiğimizde klasik " herkes tam mı " sorusunu geldi hocalardan. Bir arkadaş da " burada kalan mutlu olur zaten " diye espri yaptı ve güldük. Daha sonra noldu? Araç 5 metre gitmeden bozuldu ve orada kaldık! Yarım saat bekledik aracın yapılmasını. Neyse ki daha fazla beklememize gerek kalmadı ve geri döndük.

Ama Pelit'e olan güvenim için iyi bir gezi oldu. Boşuna güvenmiyormuşum. Ee tabi bir de midelerimiz için çok faydalı oldu :D


Beyaz önlüklerimiz ile bitmek bilmeyen asansör yolculuğu :D

11 Nisan 2012 Çarşamba

Unutmak???

Unutmak diye bir şey yok,
Sadece O'nsuzluğa alışırsın...


Mim - Ben Olsaydım...

Sevgili Crazywomanrosemary beni mimlemiş. Teşekkür edeyim. Mim konusu " Ben olsaydım... "

Hemen başlayayım.

Yemek olsam??? Sanırım hünkar beğendi olurdum. En sevdiğim yemektir de :D



Aylardan Eylül-Ekim ikilisinden biri olurdum. Daima en sevdiğim mevsim Sonbahar olmuştur.



Giysi ve ayakkabı olsaydım smokin olurdum hahahaha :D tabi ki bu bir espri rahat, salaş bir şeyler olurdum herhalde ya. Şimdi onun için de fotoğraf aramayacağım kusura bakma Crazy :P

Renk dediğinde tabii ki de sarıııııııııııııııııı, laciverttttttttttttttt :p


Hangi hayvan olurdum acep? Ee insanda en nihayetinde düşünen bir hayvan dimi, ben yine insan olurdum :p yok yok sanırım Golden köpeği olurdum çok tatlılar ya da aslında ayı da olabilirdim. 6 ay uyuyorlar arkadaş tam bana göre :p ya da kuş mu olsam bilemedim ne güzel uçuyorlar :p



Şu an okuduğunuz kitabın 137. sayfasından bir kaç satır yazar mısınız? Tabi yazarım.

  " Eksik parçalara gelmeden  önce yönümü belirleyebilmek için benim birkaç soru sormam gerek. " Dengede tuttuğu bu kendine güvenli tavrın, vücut dilinden aldığı izlenimler neticesinde işe yaradığını fark ediyordu. " İlk sorum: Bir ya da iki kelimeyle Dr. Ashton'ı nasıl tanımlarsınız?"
  " Tanımlayamam. O bir ya da iki kelimeyle tanımlanabilecek biri değil. "
  " Karmaşık bir adam? "
  " Çok. "
  " Herhangi ayırt edici kişisel bir özelliği filan? "
  " Bu soruya nasıl yanıt vereceğimi bilemiyorum. "


   Gözlerini Sımsıkı Kapat - John Verdon

Enstrüman denirse kesinlikle piyano ve çello derim ben de. Şu şarkıyı dinler misiniz?


Piyano: Kadınım ( Çello ), sen kocaman bir kaltaksın!
Çello: Ve ben sana ( Piyano ) körkütük aşığım.

Şimdi tek tek isim yazmayacağım, bu mimi yapmak isteyen herkes mimlidir :)

10 Nisan 2012 Salı

Benzemez Kimse Sana...

Benzemez kimse sana...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...