20 Mayıs 2012 Pazar

Nokta Konmuş, Bitmiş Öğrencilik...

Bir yandan üniversite bitmesin istiyorum ama öbür yandan fark ediyorum ki ders çalışmaya taakatim kalmamış. Her sınav dönemi daha az çalışıyorum. Her sonraki sınava daha az çalışıyorum... Artık beynim almıyor hiçbir şey. Bir cümleyi ezberlemek için milyon kez okumam gerekiyor. Ezberliyorum, sınavda aklıma gelmiyor... Sanırım benim öğrenciliğim biteli(!) çok oluyor...

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Benzemez Kimse Sana...

Benzemez kimse sana,
tavrına hayran olayım...


17 Mayıs 2012 Perşembe

Son Günler...

2008 senesine gittim birden. Önce lisedeki son günüme. Herkes ağlıyordu. Gözyaşları sel olmuş, duygusallık tavan yapmıştı. " 4 senemiz birlikte geçti " Koskoca 4 sene diyordu herkes. Sınıfta ağlamayan iki kişiden biriydim. Biraz duygusuz sayılabilecek biriydim de o zamanlar.

Ama şimdi... Yine 4 sene öncesindeyim. Ama bu sefer üniversiteye kayıt olmaya geldiğim ilk günü hatırlıyorum. Ya ne kadar da net hatırlıyorum her şeyi. Hafızam ne kadar iyi! O sene ramazan ayının ilk günüydü. 01.09.2008. Kuzenim gelmişti bize. Daha sonra onla beraber kayda gitmiştik. Üniversitede danıştığım insanlar beni veli kuzenimi öğrenci sanıp, onunla iletişim kurmayı denemişlerdi. Ramazan ayının ilk günü olması nedeniyle gece sahura kalktığımızdan, ikimiz de uykusuzluktan açlıktan ve susuzluktan yorgun düşmüştük. Neyse kaydı olduk, döndük geliyoruz yolda Larien ile karşılamıştık. Bunu daha önceki postlarımda da yazdım sanırım. Neyse yine yazıyım. Ayak üstü iki üç laf ettik. Sonra o her zamanki gibi bir saçmaladı ben de koluna şaplak attım. Sonra öpeyim de geçsin dedim öptürtmedi. Hala söylenir çok acımıştı diye. Öptürseymiş o da değil mi?

Ben aslında 5 Temmuz 2011 den beri mezun havasındayım. En yakın arkadaşlarımdan biri o gün kep attı. O günden sonra ben de mezun olmuş gibiyim. Bu seneden hiçbir şey anlamadım. Nasıl geçti bir sene ya? Hele hele şu bahar dönemi yok mu? Vallaha başlamasıyla bitmesi bir oldu! Tamam 3 ay uzun bir süre değil ama arkadaşım 3 saat gibi bir şey geldi bana :S Şimdiden iki finale girdim bile yarın da iki tane var. 29 mayısta son finalime gireceğim ve 28 haziran da kep atacağım!

Bahar şenlikleriydi geçen hafta. Ben bu sene sadece Sıla ve Model konserlerine gitmek istiyordum. Şansıma Sıla okuduğum üniversiteye geldi. Model'de İTÜ'ye çıktı. Hem de Duman ile aynı gün. Kesin gideceğim diyordum. Ama gidecek kimseyi bulamadım. Tek gidiyim dedim. Ama Sıla'nın dışında Kenan Doğulu da geliyordu okulumuza. Eğer 3 konsere de gidersem 3 gece üst üste konserlerde olacaktım. Yok yok ben bu kadarını kaldıracak kadar sağlam bir kafaya sahip değilim dedim ve gitmedim. İki gün üst üste Sıla ve Kenan Doğulu konserlerine gittim. Üçüncü gün de Murat Dalkılıç konseri vardı. Gitmeyecektim, başım kaldırmaz diye. Ama arkadaşlar çok ısrar etti. Bir de ilk iki konsere gelmeyen bir arkadaşım sadece buna gelmişti, onu da görmek için gittim. Gittim ama baş ağrısı olsun, kulak çınlaması olsun ayak yorgunluğu olsun baş gösterince, ben konserin bir kısmını sinema izler gibi sabit izledim. Haliyle de arkadaşlarım " hödük, odun " gibi yakıştırmalar aldım.

Neyse.. Sıla konserine döneyim. Aslında geçen seneye kadar çok fazla dinlemezdim Sılayı. 3-5 şarkısını ya bilir ya bilmezdim. Ama Vur Kadehi Ustam'ı ve Boş Yere'yi dinledim. Dinleyiş o dinleyiş. O günden beri Sıla dinlemediğim gün olmadı. En sevdiğim şarkısı da Boş Yere'dir. Bir süre her gün facebookta o şarkıyı paylaşırdım. Arkadaşlarım çooooookkkk küfretmişti yeter artık diye. Konserde bir arkadaşım bana " şu an söylenen şarkı bana geldi, bundan sonraki de sana gelsin " dedi. Şansıma söylediği şarkı Boş Yere oldu. Keyifle dinledik, eşlik ettik. En son da Gol şarkısını söyledi. Sarhoşlarla bir olup tepindim gibi bir şey o şarkı esnasında :D Ama erken bitirdi konseri. 2 saat bile sürmedi. O gün bir arkadaşım bira ve tekiladan kafayı bulmuştu. Normalde sarhoş insanları sevmem ama o bayağı keyifliydi. Özellikle bir ara yanımdan kaybolduktan sonra tekrar gelip " bir kumru yemişim ki " diyerek bana sarılmasını herhalde sittin sene unutamayacağım ahaha. Yalnız aklım kızda kalmasın diye evine bırakmak istedim. Ama Göztepe'de oturuyordu ve orası bana çooookkk uzaktı. İyiyim giderim ben dedi. Metrobüsle beraber gittik, sonra ben kendi yolumda indim. O da sağ salim evine ulaştı. Ama baş ağrısından ertesi sabah uyanamadığı için okula gelemedi, sunumunu yapamadı ve 0 aldı.

İkinci konser: Kenan Doğulu. Söyleyeceğim tek şey: Şenlik demek, konser demek, performans demek Kenan Doğulu demek. Daha önce çalıştığım bir organizasyonda izleme fırsatım olmuştu Kenan'ı. Ama o banka işi olduğundan bu kadar eğlenceli değildi. Bu sefer gerçekten herkesi coşturdu. Sahneyi çıkışı, dansları, şarkıları, performansı... Olumsuz eleştirebileceğim hiçbir şey yoktu o konserde. Ama tabi bende konserin yarısından sonra fiziki yorgunluk baş göstermeye başladı. Yaşlanmışım kaldıramıyorum 2 konser üst üste. Ama bundan sonra Kenan'ın çıktığı her yere giderim arkadaş!

Üçüncü ve son konser. Çok değinmeyeceğim. Murat Dalkılıç. Dinlemem de. Arkadaşları kıramayıp gittim. Aklımda kalan yanı şu oldu. Sıla konserinde Göztepe'ye bırakmadığım kız bu sefer bir şişe votka mı ne içmiş, ve sonra tuvalette baygın yatarken bulunmuş. Tabi ben konser boyunca 1907 tane mesaj attım ona ama hiçbirine dönemedi haliyle.

Duman İstanbul Üni'ye çıktı. Larien'e eşlik edip gitmek istedim ama o güne Süper Finali koydular gidemedim. Yine şampiyonluğu son hafta kaçırdık. Ama herkes şunu bilsin: FENERBAHÇE ya şampiyon olur ya da son topa kadar şampiyonluğu kovalar. Başkaları gibi daha ilk yarıdan havlu atmaz. 3-4 sene de 1 değil, her sene şampiyonluğa oynar. Zaten başkanımız ve yöneticilerimiz içerideyken ne kaçan şampiyonluğa üzüldük ne de dün 29 yıl aradan sonra gelen kupaya sevinebildik. Onlar özgürlüklerine kavuşssunlar, yeter bize.

Süper Final'de çıkan olaylara gelince. Hiçbir hareket yokken, " Fethullah sikecek hepinizi / Evet biz İmamın Ordusuyuz siz de bu ülkeden gideceksiniz " diyerekten taraftarımızı coplayan, biber gazı sıkan, plastik mermi atan polislere de o copları, biber gazlarını, plastik mermileri bırakıp karşımıza çıkmalarını söylüyorum!

Bu mezuniyetle ilgili, hayatımın en güzel döneminin bitmesiyle ilgili yazarım da yazarım daha. Ama şunu söyleyeyim: Bu mezuniyet, geleceğimdeki belirsizlik bir tuhaf yaptı beni. Benden beklenmeyen şeyler yapıyorum. Hadi hayırlısı...


13 Mayıs 2012 Pazar

Sadece, Yaşa...

Düşmekten mi korkuyorsun; düş.
Yaralanmaktan mı korkuyorsun; yaralan.
Sonra iyileş.
Yeniden kalk.
Yeniden başla.
Yeniden sev.
Yeniden âşık ol.
Bir daha mı düştün?
Bir daha kalk.
Er ya da geç, beklediğin gelecek.
Er ya da geç aradığın seni bulacak.
Ama sen bir kez yıldın mı, korktun mu,
Maskeni yüzüne geçirip kalkanlarını kuşandın mı, o zaman bitecek.
Beklediğin her ne ise asla gelmeyecek!



Ve unutma! Marifet hiç düşmemek değil,
Her düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmektir.



7 Mayıs 2012 Pazartesi

FENERBAHÇE YENİLMEZ!

Her şey tereyağından kıl çekercesine kolay olacaktı! Zaten kendileri yerleştirmişti o kılı her yere.. Ama hesap edemedikleri bir şey vardı kumpasçı kurgucuların; FENERBAHÇE’nin direnişi!

Neler söylenmedi, neler yazılmadı, neler yapılmadı ki!..

Daha ilk günden şikeci ilan edildi koskoca bir camia! O camianın lideri kolunda serumlarla dolaştırıldı! Daha hastanedeyken “Metris” yazıldı adres hanesine.. Doktorların " ölmesi riskini göze alıyorsanız sorguya devam edin " uyarılarına rağmen hastaneye gönderilmeyip sorguya alındı...

Montajlanmış silah görüntüleriyle, binbir palavrayla çete lideriymiş gibi lanse edildi hayasızca..

Azılı bir suçluymuş gibi emniyette çekilen fotoğrafları yayınlandı.. Yetmedi o fotoğrafa ödül verildi..

150-200 yıl hapis cezaları biçildi gazete manşetlerinde.. Ve 300 küsür gündür esir tutuluyor yok yere..

Yöneticilerin ne itirafçılığı kaldı, ne intihar teşebbüsleri! Aileler, sevenler yaralandı, duygularıyla oynandı..

Sporcuların alınterlerin kara leke sürülmeye çalışıldı.. Akıllarınca FENERBAHÇE Cumhuriyeti’nin onuruna halel getirmeye çalıştı bu pervasızlar! Topyekün bir linç kampanyası, adeta bir sürek avı sergilendi kendisine medya diyen ucubenin aracılığıyla!

Sonuç, elde var sıfır! Ne aşkına koşulsuz inanan milyonları kandırabildiler, ne de doğru bildikleri yoldan özgürlükleri pahasına bile dönmeyen cesur adamları pes ettirebildiler..

Her geçen gün daha da iğrençleştiler bu yüzden.. “Üflemeyle sönmeyen ateş”ten, “Dünyanın sonu gibi bir şey olur”lara kadar geldik.. Taş da atıldı sahada bıçak ta.. Hatta silah bile çekildi sonunda.. Sözde FENERBAHÇE’yi kurtarmak için yapılan yasalar paravan edildi kendi pisliklerini temizlemek için.. Kanun, hak, hukuk, vidan ayaklar altına alındı!..

Güç sevdaları yüzünden, nefret tohumları ekildi insanlar arasına! Engeller, uyduruktan cezalar, alçakça iftiralar sıradanlaştı söz konusu FENERBAHÇE olunca! Takım doktoruna bile ceza verildi, artık nesinden korkuluyorsa!

Ama olmadı, olmadı! Bütün planları ayaklarına dolaştı!. Birbirine kenetlenmiş bir aile oldu SARI LACİVERT aşıklar! Sahada da, saha dışında da boyun eğmediler bu zulme!..

Eğmeyecekler de.. Hala bozuk senaryolar peşindeler! AZİZ YILDIRIM’a toz konduramayacaklarını anlayınca zavallı akıllarıyla kurban seçtiler İLHAN EKŞİOĞLU’nu, ŞEKİP MOSTUROĞLU’nu, CEMİL TURAN’ı.. Ama büyük başkan aylar önce vermişti bu heveslerine gereken cevabı:

“Bu ulu çınardan tek bir yaprak dahi koparamayacaksınız”

Öyle yağma yok.. Bu isimler suçluysa -ki tertemizler- düşürün o zaman FENERBAHÇE’yi! Yok buna yüreğiniz yetmiyorsa kabullenin gerçeği!. Ve FENERBAHÇE’ye çamur atıp, yaralamanın bedelinin hukuk önünde ödemeye hazır olun!..

Değil tertemiz yöneticilerini, kulübün kapısındaki taş parçasını bile vermeyecek FENERBAHÇE kimseye!

Bütün baskı ve zorbalıklarınıza rağmen kabusunuz olan FENERBAHÇE’nin uykularınızı kaçırdığı, korkudan üç buçuk attırdığını itiraf edin artık! Başka çıkar yolunuz kalmadı çünkü!

Darbecileri derbeder etti ve ediyor FENERBAHÇE! Her gün bıkmadan, usanmadan!



12 Numara



30 Nisan 2012 Pazartesi

Aşk Hiç Biter Mi?

Aşk hiç biter mi...


25 Nisan 2012 Çarşamba

Evrensel Atasözleri - Özlü Sözler

1 – Çin Atasözü
Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür…
2 – (Söz Sahibi Bilinmiyor)
Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer… Nehir asla durmaz…
3 – Edward de Bono
Yarının bugünden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine, hemen bugün yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.
4 – Voltaire
Uzun bir tartışma her iki tarafında haksız olduğunun delilidir.
5 – Epictetus
Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun?
6 – Miguel de Cervantes
Kalem aklın dilidir.
7 – Jean Paul Sartre
İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.
8 – Jean Baptiste Racine
Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar.
9 – Goethe
Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim.
10 – Napoleon Bonaparte
Ayrılık, küçük ihtirasları unutturur, büyükleri kuvvetlendirir.
11 – Don Herold
Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.
12 – Friedrich von Schiller
Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.
13 – Daniel Defoe
İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar.
14 – Oscar Wilde
Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.
15 – Goethe
Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar.
16 – Tolstoy
Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.
17 – Honore de Balzac
Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.
18 – George Jean Nuthar
Hiç kimse yumrukları sıkılıyken net düşünemez.
19 – Aristoteles
Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.
20 – Leonardo da Vinci
Insan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar.
21 – Moliere
En çok hoşumuza giden insan kendimize benzettiğimiz insandır.
22 – Ö M A
Hayatta en anlamlı kelime “BİZ”, en anlamsız kelime ise “BEN” dir…
23 – Emile Chartien
Hiçbir şey bir fikirden daha tehlikeli değildir. Eğer o fikir sahip olduğunuz tek fikirse.
24 – Moliere
Yalnız yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.
25 – Anonim
Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla.
26 – Denis Diderot
Azla mutluluk çokla didişmekten iyidir.
27 – J.J. Ronsein
İnsan düşünmek, inanmak daha da önemlisi sevmek için dünyaya gelmiştir.
28 – Eskhylos
İyi yaşamak değil, yaşamayı iyi bitirmek. İşte gerçek mutluluk budur.
29 – Montaigne
Elin yaptığı herhangi bir şeyi bir başka el yıkabilir.
30 – Charles Buxton
Çok kere en kuvvetli tenkit ses çıkartmamaktır.
31 – William Shakespeare
Korkaklar ecelleri gelmeden birkaç kere ölürler. Cesurlar ölümü bir kere tadarlar.
32 – La Fontaine
Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.
33 – Aristophanes
Ne yaparsan yap. Yengeç yengeçtir. Doğru yürümez…
34 – Marcus Porcius Cato
Aptallar akıllılardan pek az şey öğrenirler. Ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler.
35 – Campbell
Alışkanlıklar bırakılmazsa zamanla ihtiyaç halini alırlar.
36 – Benjamin Franklin
Bir bugün iki yarına bedeldir…
37 – La Fontaine
Ölü bir imparator olmaktansa yaşayan bir dilenci olmak daha iyidir.
38 – Mary Shelley
Acaip şeyler, acaip düşüncelerden doğar…
39 – Eflatun (Plato)
Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır.
40 – Moliere
İnsan, güldüğü kadar insandır…
41 – Konfüçyüs
Gölgesiz mutluluk olmaz, bak güneşte bile leke var.
42 – Fatih Sultan Mehmet
Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.
43 – Moliere
Beni isterseniz dövün, ama bırakın istediğim kadar güleyim.
44 – Victor Hugo
Gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az öncedir.
45 – Bechstein
Dostu olmayan insan en yoksul insandır.
46 – Andre Gide
Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.
47 – Epictetus
Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen, sahip olduklarına sevinen insan, akıllı bir insandır.
48 – Albert Einstein
Düşlemek bilmekten daha önemlidir.
49 – William Shakespeare
İyi yada kötü bir şey yoktur. Biz düşüncemiz ile iyi ve kötüyü yaratırız.
50 – Abraham Harold Maslow
Elinde çekiç olan kişi herşeyi çivi olarak görür.
51 – James B. Conont
Kaplumbağaya dikkat et. Ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebiliyor.
52 – Anatole France
İnsan dünyada ancak dünyaya boş verdiği zaman mutlu olur.
53 – Ö M A
Ona sevdiğinizi söylemek ya da hissettirmek için yarını beklemeyin. Yarın olduğunda o ya da siz artık olmayabilirsiniz…
54 – Afrika Atasözü
Gözlerin rengi, biçimi ne kadar farklı olursa olsun gözyaşlarının rengi aynıdır.
55 – Oscar Wilde
Ne kadar çok kişi benimle ayni fikirdeyse, o kadar çok yanıldığımı düşünürüm.
56 – Albert Camus
Kendine bir anlam arayan tek varlık insandır.
57 – Andre Tardieu
Herkes dünyanın düzene girmesini ister. Fakat çabayı komşusundan bekler.
58 – Jean Jacques Rousseau
Zor iş, zamanında yapmamız gereken fakat yapmadığımız kolay işlerin birikmesiyle meydana gelir.
59 – Benjamin Franklin
Düşmanlarınızı sevin çünkü kusurlarınızı yalnız onlar açıkça söyleyebilir.
60 – Bertrand Russell
Kişinin duyguları bildikleriyle ters orantılıdır. Ne kadar az bilirsen, o kadar çok kızarsın.
61 – Cucong
Büyük adamların hataları güneş tutulmasına benzer, onları herkes görür.
62 – Demosthenes
En kolay şey insanın kendisini aldatmasıdır, çünkü bir insan genellikle istediği şeyin gerçek olduğuna inanır.
63 – Erich Fromm
Düşünmek günah işlemeye benzer, insan onun zevkini bir kez tattı mı artık ondan bir daha vazgeçemez.
64 – Etienne Gilson
Çocuğuna küçük şeylerden zevk almasını öğreten ona büyük bir servet bırakmış olur.
65 – Guy Hunter
Önemli olan, söylenenin ne olduğu ya da nasıl söylendiği değil, nasıl anlaşıldığıdır.
66 – Benjamin Franklin
Küçük harcamaları gözden kaçırmayın. Bazen küçük bir delik koca bir gemiyi batırır.
67 – Honore de Balzac
İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin.
68 – Descartes
Rastgele bir doğruya ulaşmaktansa, yöntemli bir çabayla yanlışa ulaşmayı yeğlerim.
69 – Frost
Ormanda iki ayrı patika vardı ve ben en az ayak izi olanını seçtim. İşte farklılık budur.
70 – Publis Syrevs
Herkes başka birinin beceremediği bir konuda ustadır.
71 – Voltaire
Çalışmak bizi şu üç şeyden kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar, Yoksulluk.
72 – E. Raux
Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan da zevk almazlar.
73 – Montesquieu
Bazen susmak, söylenen bir sürü sözden çok daha fazlasını ifade eder.
74 – Honore de Balzac
Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.
75 – Axel Munthe
Başarının dört şartı; bilmek, istemek, cesaret etmek ve susmaktır.
76 – Eflatun (Plato)
Saygı olan yerde korku olur ama, korku olan yerde her zaman saygı olmaz.
77 – Cicero
En haksız barışı, en adil savaşa tercih ederim.
78 – Friedrich Holderlin
Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar da alçalamaz.
79 – Dale Carnegie
Konuşma, bir bayanın etekliği gibi; ilgiyi sürdürecek kadar kısa, konuyu kapsayacak kadar uzun olmalıdır.
80 – Eflatun (Plato)
Cesaret, tehlike anında akıl ve zekanın kullanılmasıdır.
81 – Albert Einstein
Fantazi bilgiden daha önemlidir.
82 – İspanyol Atasözü
Yarın hayatının en dolu günüdür.
83 – Ö M A
Mutluluk ikiz olarak doğar. Onu tatmanın tek bir çaresi vardır o da paylaşmak.
84 – Jean Genet
Eğer dünya hakkında birazcık birşey anlamak istiyorsak hınçtan ve nefretden arınmamız gerekir.
85 – Necip Fazıl Kısakürek
Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.
86 – Amie Suche
Yazı yazmayi öğrenmek, herşeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.
87 – Phyllis Bottome
Zorlukları karşılamanın iki yolu vardır; ya zorlukları değistirirsiniz ya da zorlukları çözmek için kendinizi.
88 – Doris Lessing
İsterseniz yanlıs düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düsünün.
89 – Honore de Balzac
Bugünkü kanunlar, büyük sineklerin delip geçtiği, küçüklerinde takılıp kaldığı bir örümcek ağı gibidir.
90 – Konfüçyüs
Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın.
91 – Descartes
Akıllı olmak da bir şey degil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.
92 – Oscar Wilde
Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmak ister.
93 – Napoleon Bonaparte
İnsanlar rakamlara benzer, durumlarına göre değer kazanırlar.
94 – Samuel Smiles
Kitaplardan elde edilen tecrübe, ekseriya kıymetli olmakla beraber, sadece bir öğrenmedir; asıl hayattan edinilen tecrübeler ki hikmet mahiyetini taşır.
95 – Sofokles
Bizi yaşamın ağır yükünden ve ıstırabından kurtaran tek sözcük sevgidir.
96 – Wolfgang Amadeus Mozart
Ne üstün zeka, ne hayal gücü ne de her ikisi beraber, bir dahi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi… İşte bu dehanın ta kendisidir.
97 – Newton
Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.
98 – Sokrates
İyimser bir insan ayakkabıları çalınınca “ayaklarım var ya” diyebilen insandır.
99 – Goethe
Mal kaybeden, birşey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden herşeyini kaybetmistir.
100 – Cenab Şahabettin
Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...