4 Haziran 2012 Pazartesi

Karmaşık Duygulardayım...

Daha önce de dediğim gibi üniversite hayatım bitti. Henüz 1 hafta bile olmadı son finalimi vereli. Ama şimdiden içimi bir huzursuzluk kapladı. Mutsuzum.

Zaman geçmiyor. Yine sabahlamaya başladım. Baş ağrılarım başladı. Konsantrasyon kaybım, ilgi dağınıklığım, yaptığım şeylerden zevk alamamam vs vs...

Lisedeyken, üniversite mezunu herkesin ağzından aynı şeyi duyardım: " Hayatımın en güzel dönemiydi " Şuan ben de aynısını üniversite sınavlarına hazırlanan kuzenlerime söylüyorum. Keşke Çap falan yapsaydım ben ya ne güzel uzardı okulum.

Hepsi bir " öğrencilik statüsüne " bağlıymış demekki. Hiçbir şey ilgimi çekmiyor artık. Ne kitap okumaktan zevk alıyorum ne film izlemekten. 30 Mayıs'ta Athena-Şebnem Ferah konserine gittik. Athena gereğinden fazla kaldı sahnede ve ben ömrümde başka hiçbir konserde bu kadar sıkıldığımı hatırlamıyorum. Zaten Şebnem için gitmiştik. Geç çıktı o da. Biz de metroya yetişmek için erken ayrıldık ve haliyle anca 4-5 şarkısını dinleyebildik.

Bir hevesle bir şeye kalkışıyorum, vazgeçmem aynı çabuklukta oluyor. Öyle ki master programlarını araştırırken bile sıkılıp bırakıyorum. Saatlerce kitap okuyan ben, şu günlerde 10 sayfa okumadan başımın ağırması ve sıkılmam sebebiyle bırakıyorum elimden kitabı. Ki şu sıralarda büyük bir merakla aldığım Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek kitabını okuyorum daha doğrusu okumaya çalışıyorum. Ha bir de İspanyolca kursuna yazıldım, kısmetse ay sonu başlayacağım. Aslında hiç kafamda yoktu, neden böyle bir şey yaptığımı da bilmiyorum.

Mezuniyet balosunu yaklaşıyor. Ama bendeniz, kendi bölümünden, kendi jenerasyonundan hiç arkadaş edinemediği için, yalnız olacağından ötürü gitmiyor baloya. İki farklı balo düzenleniyor bizde. Birini okul kurumsalı yapıyor, Ataköy Sheraton'da. Öbürünü öğrenciler kendi yapıyor, Suada'da başlayıp Sortie'de bitiyor. Aslında bu organizasyon fena değil, fiyatı da uygun ama hiç gidesim gelmiyor. Üniversite mezuniyetine gitmek istemeyeceğim 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Ay sonu da kep atma töreni var. Ona gideceğim bir aksilik çıkmazsa.

Geçen hafta olan mahkemede yöneticilerimize istenen cezalar da tuz biber ekti şu sıkkın canıma. Kızmıyorum sana savcı, emir kulusun neticesinde. Sana o emri verip de müslüman gezinenlere sesleniyorum: Allah'ın affetmeyeceği iki günahtan biridir kul hakkı yemek. Ve kulun bir hesabı varsa Allah'ın da vardır. Sen 25 milyon Fenerbahçelinin ahını aldın. Cehennemde yandığını görmek için ben de oraya gitmeye razıyım! Bu düzeni kuranlar, bize aylardır eziyet edenler Allah hepinizin belasını versin! Başbakan da herkesin başbakanı oldu bir bizim olmadı! Şimdi de gitmiş kürtaj diyor sezeryan diyor! Neyse...






5 yorum:

Kaybolmuş Bir Denizyıldızı dedi ki...

Hey ispanyolca kursuna yazılman iyi olmuş kafanı dağıtmış olursun :))
bence mezuniyetine gitmelisin insan bir kere mezun oluyor sonuçta arkadaşın yok diye dövecekler mi sanki canım :)
hak edene hak edilen ceza verilse başbakan şu an bunları söyleyemezdi ya zaten neyse...

HUYSUZ dedi ki...

balolardan birine bi arkadaş bulup gitmeye çalış, kep töreniniyse SAKIN kaçırma ilerde çok pişman olursun gitmediğine.. Büyük sözü dinle sen :D

Sparrow dedi ki...

Kaybolmuş denizyıldızı, baloda hiçbir arkadaşım olmayınca sıkılırım ben. Kep'e gidicem zaten. umarım ispanyolca da ii gelir şu halime

Huysuz, bir arkadaşım kendi mezuniyet balosuna çağırdı ama ona da hayır dedim sadece kep e gidicem bu gidişle :D

Kaybolmuş Bir Denizyıldızı dedi ki...

ya tanıdığın bir yüz vardır mutlaka sıkılmazsın :) ama sen bilirsin tabi..

Sparrow dedi ki...

tanıdığım bir yüz olacak ama onu sevgilisiyle baş başa bıraksam onun için daha iyi olur :D

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...